İstanbul - Bademcik ameliyatı sonrası 39 milyon liralık rekor tazminat talebi İstanbul - Bademcik ameliyatı sonrası 39 milyon liralık rekor tazminat talebi

İSTANBUL, (DHA)- Kadınlar arasında en sık görülen tümörler arasında yer alan miyomların rahimdeki yerleşim yerine göre farklı sorunlara neden olabildiğini ifade eden Kadın Hastalıkları Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Mert Yeşiladalı, “Miyomlar, rahim boşluğunun içinde, dışında ve rahim duvarında olmak üzere farklı yerlere yerleşebiliyor ve buna göre de sınıflara ayrılıyor. Miyomlar eğer rahim iç boşluğunda -endometrial kavite- bulunuyorsa veya buraya baskı yapıyorsa, gebeliğin oluşmasına engel olabilirler veya düşük yapabilirler. Bu nedenle gebelik arzusu bulunan kadınlarda rahim boşluğunu etkileyen miyomlar varsa bunların alınması doğru olacaktır” dedi.

Kadınların yaklaşık 80'inin hayatlarının bir döneminde karşılaştıkları bir sorun olmasına karşın yaşanan sorunların miyomdan kaynaklandığı fark edemeyebileceklerini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Mert Yeşiladalı, bu nedenle bir kadında fazla adet kanaması, ara kanama, çocuk sahibi olamama, kasık ağrısı, kabızlık, sık idrara çıkma gibi şikayetlerden biri veya birkaçı varsa mutlaka bir hekime başvurması gerektiğine işaret etti.

“FAZLA KİLOLU KİŞİLERDE MİYOM GELİŞME RİSKİ DAHA YÜKSEK”

Miyomlar rahim duvarından kaynaklanan tümörler olduğu için östrojen ve progesteron gibi kadın hormonlarına karşı duyarlı olduğunu belirten Dr. Öğr. Ü. Yeşiladalı, “Bu nedenle östrojen ve progesteronun yüksek olduğu kişilerde miyom gelişme riski daha yüksek olduğu düşünülür. Özellikle bu iki hormonun yüksek olduğu gebelik döneminde mevcut miyomların büyüme riski ve komplikasyonlara yol açma riski vardır. Bu nedenle gebelik planlayan kadınlarda miyom varlığını kontrol ederiz, gerekirse gebelikten önce miyomu çıkarırız. Bunun dışında kilolu kişilerde yağ dokusunda östrojen üretimi olduğu için östrojen miktarı da fazladır ve bu kişilerde de miyom görünme olasılığı daha yüksektir” diye konuştu.

ŞİKAYETLER YERLEŞİM YERİNE GÖRE DEĞİŞİYOR

Miyomların yerleşim yerine göre de farklı şikayetlere neden olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Ü. Yeşiladalı, “Rahim boşluğunun içindeki ve rahim duvarındaki miyomlar fazla adet kanaması, ara kanama, kısırlık, düşüklere neden olabilmektedir. Rahmin dışındaki miyomlar daha büyük boyutlara gelene kadar pek bulgu vermezler ancak büyük miyomlar rahmin ön tarafındaysa mesaneye bası yaparak sık idrara çıkma yapabilirler. Rahmin arka tarafındaki miyomlar kalın bağırsağı baskı yaparak kabızlık yapabilirler. Bazı miyomlar idrar yollarına baskı oluşturup böbrek ağrısı yapabilirler. Bunlara ek olarak bütün miyomlar kasık ağrısı ve kasık bölgesinde basınç hissi yapabilir” ifadelerini kullandı.

MİYOMLAR GEBELİK AÇISINDAN ÖNEMLİ

“Miyomlar eğer rahim iç boşluğunda -endometrial kavite- bulunuyorsa veya buraya baskı yapıyorsa, gebeliğin oluşmasına engel olabilirler veya düşük yapabilirler” diye konuşan Dr. Öğr. Ü. Yeşiladalı, “Bu boşluk gebeliğin tutunduğu ve bebeğin geliştiği yerdir. Bu bölgede miyom veya polip gibi bir yabancı cisim oluşması hem fazla adet kanaması yapar hem de buraya gebeliğin yerleşme ihtimalini azaltır. Bu nedenle gebelik arzusu bulunan kadınlarda rahim boşluğunu etkileyen miyomlar varsa bunların alınması doğru olacaktır” dedi.

Bununla birlikte tedavi edildiği taktirde kadının gebe kalacağına da işaret eden Dr. Öğr. Ü. Yeşiladalı, “Rahim boşluğundaki miyomların tedavisi hasta açısından rahim dışındakilere göre daha kolaydır. Çünkü rahim dışındaki miyomlar karından girilerek yapılacak bir ameliyata ihtiyaç duyarken rahim iç boşluğundaki miyomlar vajinadan kamera ile girerek temizlenebilirler. Bu çok sık yaptığımız bir işlemdir ve hasta açısından oldukça konforludur. Histeroskopi, çok ince bir kamera ile rahim içine girilmesi işlemidir. Bu yöntem rahim içindeki sorunların hem tanısı hem de tedavisinde kullanılmaktadır ve herhangi bir kesi olmadığı için hasta birkaç saat içinde taburcu edilmektedir” diye konuştu.

“YAPILACAK CERRAHİ İŞLEM KİŞİNİN ÇOCUK İSTEĞİNE GÖRE DEĞİŞMEKTEDİR”

Tedavi edildikleri zaman miyomlara bağlı şikayetlerin tamamen ortadan kalktığını söyleyen Dr. Öğr. Ü. Yeşiladalı, tedaviyle ilgili şu bilgileri verdi:

“Miyomlara yapılacak cerrahinin türü kişinin çocuk isteğine göre değişmektedir. Eğer çocuk isteğinin tamamlamış ve daha ileri yaşlarda bir kadın söz konusuysa doğrudan rahim alınabilir, böylelikle hem ileride miyomun tekrarlama riski kalkar hem de hasta rahim kanseri gibi rahmin neden olabileceği hastalıklardan da korunmuş olur. Ancak çocuk isteği olan ve daha genç yaşlardaki kadınlarda sadece miyomları çıkarıp rahime zarar vermeme yoluna gideriz. Buna fertilite koruyucu cerrahi adını veriyoruz. Rahmin iç boşluğunda bulunan miyomlar histeroskopi ile yani vajinal yoldan kamera ile girilerek herhangi bir kesiye gerek kalmadan çıkarılabiliyor. Bu yöntemi uyguladığımız hastalarımızı birkaç saat içinde taburcu edebiliyoruz. Bu grubun dışında kalan miyomlara karından ulaşmak gerekiyor. Günümüzde kapalı yani laparoskopik miyom çıkarılması daha modern ve hasta açısından çok daha avantajlı bir yoldur. Biz de kendi pratiğimizde miyom ameliyatlarının büyük çoğunluğunu kapalı yöntemle yapıyoruz.”